Deistler Neye İnanır ?

Deistler Neye İnanır ?

Deistt’e neymiş be kardeşim diye soracak olursanız kısaca şöyle cevap verelim.Bir yaratıcı vardır lakin dinlerin hepsi uydurmadır.Peygamberler yoktur.

Bu arkadaşlara senin yaratıcın seni neden yaratmış kardeşim diye sorduğumuzda malesef yeterli hiçbir cevap gelmiyor.

Allah seni Canı sıkıldığı için mi yarattı ?

İş olsun diye yarattı ise, şimdi de seninle ilgilenmiyor, sesini duymuyor,senden haberi yok, üzgün müsün mutlu musun , ne yapıyorsun, seninle ilgisi yok.

 Sana eziyet olsun diye yarattı ise, başına türlü çeşit sıkıntılar getiriyor, sadece sana eziyet vermek istiyor, bütün bu galaksileri , her türlü ayrıntıyı sırf bunun için planladı.

 Zevk alsın, eğlence olsun diye yarattı ise, sen masum insanların ölmesinden eğlenen tanrı fikrini nasıl kabul ediyorsun?

Sana çok ihtiyacı olduğu için yarattı ise, sen ona çok şey katıyorsun demektir.Sen olmadan bir şey yaratamaz; ama ne var ki sen varken de seni öldürüp yok ediyor ,yani yine seninle dalga geçiyor.

–Seni, bir sonraki nesile daha iyi bir dünya bırakmak için yarattı ise  “insanın iklim değişikliğine ve daha birçok şeye sebep olduğu” düşünüldüğünde, insan sayısını azaltmak ya da insanı yok etmek için çalışmak ibadet mi olacaktır?

Eğer Yaratıcı, sistemi ve seni neden yarattığına dair bir bilgi göndermediyse, yani cevabı vermediyse ulaşabileceğin sonuçlar yukarıdaki gibi olabilir.

O takdirde senin hiçbir anlamın yok.

Sen bir hiçsin. Yaratılman ile yaratılmaman arasında hiçbir fark yok.

Binlerce yıldır devam eden bu büyük sistemin içerisinde senin ömrün sadece birkaç on yıl.

Sonra toz haline geleceksin, en fazla iki nesil sonra seni tanıyan kimse kalmayacak. O zaman bu yaratıcının seninle ne alıp veremediği var. Neden sana bu kadar eziyet ediyor, adam yerine koymuyor, iletişim kurmuyor ?

Mademki hayatın sonunda “yok” sayılacaktın , o zaman neden “var” kılındın ?

İnandığın tanrının sana verdiği “yokluk” değeri, Allah’ın sana verdiği “kulluk” değerinden daha mı anlamlıdır ki ilkini seçiyorsun ?

“Neden yaratıldım” sorusu üzerinden deistin yaratıcı ile ilgili oluşturduğu tanrı kurgusu “dünyayı iş olsun diye yaratan, insana eziyet vermekten hoşlanan, sadist, insanla dalga geçen dolayısıyla türlü eksiklik ve acizlikleri olan psikolojisi bozuk bir insan türü” yaratıcı iken ,

Vahiy, yani “konuyu ayrıntılarıyla bilenin gönderdiği” kaynak bize Allah’ı , Rahman ismiyle tanıtıyor.

“Neden yaratıldım” sorusunun cevabını veren tek kaynak da vahiy.

………  insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım“. Zariyat, 56

Bir deist, aşağıdaki ayetleri okuyup evrene baktığında  “insanın dünyada böyle bir anlamının olmadığını” mı görür ki, insanın “kulluk için yaratıldığını” reddeder.

“Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık.” İsra 70,

“Ben yeryüzünde bir halife tayin edeceğim.” Bakara 30. ,

“Göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi tarafından bir lütuf olarak hizmetinize veren de O’dur. Elbette bunda düşünecek kimseler için ibretler vardır. “ Casiye, 13

İnsan beyni sadece şu maddelerden ibarettir.

“160 gram yağ,

110 gram protein,

1 itre su,

15 gram şeker,

10 gram tuz

Biz bu malzemeleri bir araya getirdiğimizde sadece bir pelte elde edebiliriz (1) ama yaratıcı buradan mükemmel bir “canlılık” yaratmıştır .

Yeryüzünde başka hiçbir türde olmayan bir beyin yapımız var.

Bu sayede,

Düşünüyoruz, hissediyoruz, sorguluyoruz.

İnsanın diğer canlılardan farklı olarak “doğru ve yanlışı ayırt edebilecek”  donanımda yaratılması, insanın “sınanma amacı ile yaratılmasının” delili değil midir ?

“Mesela maymunlar arkadaşlarının öldüğünü anlayıp yas tutabiliyor. Fakat, kendilerinin de bir gün öleceği ile ilgili “ölüm farkındalığı” onlarda yok.(1)

İnsan “öleceğinin” neden farkında ?

Deist, evrende milim değişiklikler olduğunda canlılığın var olmayacağını keşfetmiş durumda. Ufak bir  mantık yürütmeyle bunların arka planında  bir tanrının varolduğunu yakalıyor.

Peki O kim ve sana neden bu kadar özen gösteriyor?

Hassas ayarlar içinde amaçsız yaratılan hiçbir şey yok.

Hiçbir şeyin amaçsız yaratılmadığını tek farkedebilen de “insan”.

“Her yaratılanın bir amacı vardır” ile insana anlatılmak istenen nedir ?

Yaratıcı; akıl sahibi olmayan bir hayvanın dahi yaratılışını bir amaç ile var etmiş iken, insanın yaratılışının çok daha “anlamlı” bir nedeni olması gerekmez mi?

“Gökleri ve yeri hak ve hikmet’le yaratan O’dur”. En’am suresi 73

2. Dünyada neden kötülük var ?

Deistler, inandıkları tanrının insanlığa hiçbir şekilde karışmadıklarını düşünürler. Bu sebeple dinleri, kitapları ve peygamberleri reddederler.

Bunun ne anlama geldiğini bir örnek ile anlamaya çalışalım.

Haberlerde izlemişsinizdir… “x evini yeni satın alan kişi ,tadilat yaptırırken bir yeri kırdırınca bir ceset ile karşılaştı. Seneler önce kaybolan kişinin sırrı çözüldü.Komşuları çok şaşırdı. Katili, iyi biri olarak bilirlerdi” diye.

Polis, suçluyu bulamayabilir…

Peki ya tanrı ..

Suçluyu bilir mi?

Bilip de , sessiz kalabilir mi?

Mazlumların ahını işitmez mi?

Ölen, öldüğüyle mi kalır ?

İnsanın yüzyıllardır bu dünyada yaşadığını düşünürsek, bu kadar zamandır, haksız yere , binbir işkence ile öldürülen çocuklar, kadınlar, kısaca insanlar var.

Haksızlık ile öldürülen bir çocuğa bakıp, bunun bir cezası olmalı diyor musun?

Ahireti yok saydığında, suç işlemiş ama dünyada ceza almadan ölen kişiler cezasız kalıyor bunu önemsemiyor musun?

Senin tanrın bir seri katil ile sana aynı mesafede. Sence ikiniz aynı mısınız ?

Tanrı sessiz kaldığında, biz onun “Doğru ile yanlışı ayırt edip etmediğini, neyi doğru, neyi yanlış tanımladığını nereden biliriz ?

Yaşadığın adaletsizlikler karşısında sen sessiz kalabiliyor musun?

Eğer yaşanan adaletsizlikler karşısında tanrın sessiz kalıyor, sen sessiz kalamıyor isen, bu durumda sen tanrından daha bilgili, yaratıcından daha adaletli olmuyor musun?

İnandığın tanrı nasıl bir yaratıcı ki sen ondan daha üstünsün ?

Mademki tanrın sadece dünyayı yaratıp sonrasında hiçbir şeye karışmayacaktı, o zaman insanı neden ; yanlışı görebilen, acı çeken, düşünebilen, ölümlerin ardından yas tutan bir varlık olarak yarattı ?

Tanrın acımasız mı?

Bütün bunlara rağmen, hangi bilgi ve delile dayanarak  hiçbir şeye karışmayan Tanrının “daha iyi” olduğunu iddia ediyorsun?

“ De ki: “Allah’ı bırakıp da size ne zarar, ne de fayda vermeye gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah işitendir, bilendir”. Maide ,76

Deistler, “Ahiret yoktur” diyerek , “suçsuz insanları öldüren, hırsızlık yapan, fesat çıkaran, ömrünü zalimlikle geçiren insanlara, polise yakalanmadığınız sürece bu yaptıklarınızın bir bedeli yoktur” demektedirler.

Bu, “kötülük yapanlara arka çıkmaktır.”

Kötülüğün tarafı olan biri, yaratıcının “iyiliğini” nasıl sorgulayabilir ?



3. Tek tanrı inancı

Her bir deist tanrıyı “kendine” göre tanımlar. Bunun için de kendi tanrılarını “varsayımlar” üzerinden anlatırlar.

“Bence tanrı şunları sever, bence tanrı bunlara ceza vermeyecek, şu davranış suç değil, bu suçtur” gibi, ellerinde tanrının “neyi sevip neyi sevmediğine dair” hiçbir bilgi olmamasına rağmen kendilerine göre bir tanrı tanımı yaparlar.

Hatta bu tanımlama zaman içinde bile değişebilir.

Mesela 18 yaşındaki bir deistin ergenlik psikolojisi ile x bir konuda “Bence tanrı bunu suç olarak tanımlamıyordur” dediği bir şey , değişen hayat tecrübesi ile “Bence tanrı bunu suç olarak tanımlıyordur” a dönüşebilir.

Deistin, yaşadığı toplumun dini inancından, ailesinin örf ve adetlerinden, arkadaş çevresinden, rol model edindiği kişilerden etkilenerek kendi “tanrısının ahlakını” şekillendirdiğini düşünürsek,

Dünya genelinde her deist sayısı kadar, birbirinden farklı tanrı tanımlaması ve sayısı ortaya çıkacaktır.

Bu bakımdan baktığımızda aslında deizm, kişiden kişiye, ülkeden ülkeye değişen “çok tanrılı” bir ahlak inancını savunmaktır.

Eğer senin bu dâvetini kabul etmezlerse, bil ki onlar sadece heva ve heveslerine uymaktadırlar. Hâlbuki Allah tarafından bir delil olmaksızın kendi heva ve hevesine tâbi olandan daha şaşkın ve sapkın kimse olabilir mi? Allah, zulmü kendine meslek edinen kimseleri hidâyet etmez, emellerine ulaştırmaz. Kasas suresi;50

“Kendi nefsinin arzusunu kendisine ilâh edineni gördün mü? Ona sen mi vekil olacaksın? Furkan 43

Allah’ı reddettiğinizde, bir şeyin kötü olduğunu bile söyleyemezsiniz.

Neye göre kötü diyeceksiniz ?

“Bir şey ahlaki açıdan kötüdür” demek , “Ben onu şahsen ne düşünürsem düşüneyim, benim toplumum ne düşünürse düşünsün, insanların düşüncesinden bağımsız olarak bir şey kötüdür” demektir.“(2)

Tek tanrıya inandığını söyleyen bir deist, nasıl olur da

“ ahlakın tanımı yapan” ve  onu rasyonel temele oturtan İslam’ı reddedip;

“ahlakın tanımının dahi yapılamadığı” çok tanrılı ahlak inancını kabul edilebilir bulur ?

 

” ………………..  Birbirinden farklı birçok rab mi daha hayırlıdır, yoksa herşeyi kudretine boyun eğdiren tek bir Allah mı?

    Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, sizin ve atalarınızın taktığı birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında herhangi bir delil indirmemiştir. Hüküm sadece Allah’a aittir. O size kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emretmiştir. İşte dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler. ” Yusuf suresi; 39,40

Be Sociable, Share!

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir